paylaş
FaceBook

İbn Ömer ve Hz. Âişe’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah 537. (sav) şöyle buyurmuştur: “Hakkını talep eden kişi bunu tam olarak alsa da alamasa da iffetli bir şekilde istesin.”
(İM2421 İbn Mâce, Sadakât, 15)


İmrân b. Husayn’nın rivayet ettiğine göre, Resûlullah (sav) şöy-538. le buyurmuştur: “Allah, yoksul (olmasına rağmen) iffetli, çoluk çocuk sahibi mümin kulunu sever.”
 (İM4121 İbn Mâce, Zühd, 5)


Abdullah (b. Mes’ûd) tarafından nakledildiğine göre, Hz. Pey-539. gamber (sav) şöyle derdi: “Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve zenginlik dilerim.”
 (M6904 Müslim, Zikir, 72)

Abdullah (b. Mes’ûd) tarafından nakledildiğin540. e göre, Mikdâd (b. Amr), Bedir günü şöyle dedi: “Ey Allah’ın Resûlü! Biz İsrâiloğulları’nın Hz. Musa’ya dedikleri gibi, ‘Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız.’ demiyoruz. Biz sana ancak, ‘(Düşman üzerine) yürü, biz de seninle beraberiz!’ diyoruz.” Sanki bu söz Resûlullah’ın (sav) bütün kaygılarını giderdi. (B4609 Buhârî, Tefsîr, (Mâide) 4)

Süleyman b. Amr b. Ahves diyor ki, “Veda Haccı541. ’nda Resûlullah (sav) ile birlikte bulunan babam bana şunları anlattı: Resûlullah şöyle buyurdu: “...Bilin ki, sizin, kadınlarınız üzerinde haklarınız olduğu gibi onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlarınız üzerindeki hakkınız, sevmediğiniz kimseleri evinize almamaları ve onlarla sohbet etmememleridir. Onların sizin üzerinizdeki hakkı ise, onların en güzel biçimde giyinmelerini ve geçimlerini sağlamanızdır.” (T1163 Tirmizî, Radâ’, 11)


Abdullah b. Ömer’in (ra) işittiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle 542. buyurmuştur: “Hepiniz birer sorumlusunuz ve hepiniz yönettiklerinizden mesulsünüz. Devlet başkanı sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür. Evin beyi sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür. Evin hanımı da eşinin evinde sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür. Hizmetçi de efendisinin malı üzerinde sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür.” (B2409 Buhârî, İstikrâz, 20)


Abdullah (b. Mes’ûd) tarafından nakledildiğine göre, Resûlullah 543. (sav) şöyle buyurmuştur: “Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk (insanı) iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Kişi devamlı doğru söyler ve doğruluktan ayrılmazsa Allah katında ‘doğru/sıddîk’ olarak tescillenir. Yalandan sakının! Çünkü yalan (insanı) kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. Kişi devamlı yalan söyler, yalan peşinde koşarsa Allah katında ‘yalancı/kezzâb’ olarak tescillenir.”
 (M6639 Müslim, Birr, 105)


Ebû544.  Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Müslüman, dilinden ve elinden insanların selâmette olduğu kişidir. Mümin ise insanların canları ve malları konusunda (kendilerine zarar vermeyeceğinden) emin oldukları kişidir.” (N4998 Nesâî, Îmân, 8)

CÖMERTLİK GÖNÜLDEN VERMEK